Epilasyon: Elos Lazer Epilasyon
RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • Epilasyon
  • Hakkında
  •  

    Cilt Bakımı

    Ekim 17th, 2007

    Cildiniz mat bir görünme sahip, gözlerinizin altı torbacıklarla dolu, bu hafta çenenizde çıkan altıncı sivilce iğrenç başını göstermeye başlamış bile…

    Güzelliğiniz için uyguladığınız bakım düzenini ciddi anlamda yeniden düşünmenizin zamanı geldi.
    Dış müdahalelerle toksinlerden arınmak için yapabileceğiniz çok şey var:

    Toksinlerden arınmak için günlük bakım

    Makyajınızı temizlemeden asla yatağa girmeyin. Cildinizdeki makyajı temizlemediğiniz takdirde, gün içinde biriken yağlar ve kirler bakterilerin üremesine, böylece kara noktaların oluşmasına neden olur. Sonuç olarak, cildiniz daha hızlı yaşlanmaya başlar. Oysa, temizlenen ve nemlendirilen cilt, siz gece uyurken kendini daha iyi tamir eder ve yeniler.

    Cildiniz bir güzellik göstergesi ve dış dünyaya karşı korunma kalkanı olmasının yanısıra, aynı zamanda kendini sürekli yenileyen bir organdır. Cildinizde pütürlenmeler ya da noktalar görmeye başladıysanız, toksinlerden arınmanızın zamanı gelmiş demektir. Hafta bir kez maske ile cildinizi derinlemesine temizleyin, çünkü hücreleriniz kendini yenilerken, gözenekleriniz yağ ve kirlerle dolmaktadır. Çoğu yüz temizleme maskesinin içinde kil ya da çamur bulunur. Bu maddelerin içindeki negatif yüklü iyonlar pozitif yüklü kirleri çekerler, böylece gözeneklerdeki yağlar ve ölü hücre kalıntıları bir bakıma emilir’.

    Cildinizdeki gerilimi almak için masaj

    Lenf sisteminiz suyu, proteinleri, elektrolitleri ve kan hücrelerini vücudunuzun her yanına taşımaktan sorumludur. Aynı zamanda, vücuttaki toksinleri de lenf düğümlerine taşır. Toksinler burada yön değiştirerek kana karışır ya da terleme yolu ile vücuttan atılır. Bedeninizin toksinlerden arınması için, kendine özgü bir sistemi olsa da, zaman zaman yardıma ihtiyaç duyar. Yüze ve bedene yapılan hafif, rahatlatıcı bir masaj lenf düğümlerini uyararak daha verimli çalışmalarını sağlar, böylece ciltteki sıvı ve toksin birikimi ortadan kalkar. Ayrıca, yorgun görünen cildinize ve altları torba torba olan gözlerinize harika bir biçimde enerji kazandırır.

    İşte size birkaç masaj önerisi:

    Parmaklarınızı burun kemiklerinizden yukarıya, gözlerinizin iç kısmına doğru kaydırın, bastırın, tutun, serbest bırakın. Gözlerinizin etrafındaki torbacıkları ve sinüslerinizdeki basıncı azaltmak için bu hareketi defalarca tekrarlayın. Kaldığınız yerden, parmaklarınızı bastırmaya devam ederek göz yuvalarınızın altından yanaklarınıza, oradan boynunuzun sarkmaya meyilli bölgesine kadar inin. Parmaklarınızı içten dışa doğru hareket ettirerek vücudunuzdaki sıvıların daha hızlı akmasını sağlayın. Bu hareketi birkaç defa tekrarlayın.

    Gözlerinizin daha parlak olması için, gözünüzün hemen altındaki kemiğe, gözbebeğinizle aynı hizadaki noktadan hafifçe bastırın, birkaç saniye tutun, ardından serbest bırakın.

    Kan basıncının yükselmesine bağlı olan başağrılarınızı dindirmek ve yüz kaslarınızı rahatlatmak için, kaşlarınızı içten dışa doğru çimdikleyin. Daha sonra, parmaklarınızı aksi yönde yüzünüze bastırarak kaydırın. Parmaklarınızı şakaklarınıza bastırın, birkaç dakika öylece tutun. Ardından bırakın. Aynı hareketi tekrar edin.


    Egzema

    Ekim 17th, 2007

    Atopik dermatit, egzema diye de adlandırılan alerjik deri hastalığıdır. Genel olarak çocukların %1-3′ ünde görülen bu rahatsızlık, annesinde alerjik hastalık olan yeni doğanlarda %27 oranında görülür. En sık görülme yaşı 1 yaştır. 2 yaşından sonra genellikle kaybolur. Çocukların yaklaşık yarısında ergenlik çağına kadar devam edebilir. Bir kısmında ise hastalık tamamıyla geçmez. 1 yaşından sonra ortaya çıkanların uzun yıllar sürmesi söz konusudur.

    Bulgular, Tanı
    Kaşıntı, bazen gerginlik klasik bulgularıdır. Genel olarak belirtiler ufak pullanmalar tarzındadır, eğer bakteriyel ya da viral enfeksiyon eklenirse sulanma bulguları oluşur.
    Yeni doğanlarda atopik dermatit genellikle yüzde ve kulak arkasındaki pililerde, dirseklerde, dizlerin arkasında ve popolarında görülür. Yüzde özellikle göz kapaklarının birleştiği çizgilerde (Dennie hattı) görülür. Çocuklarda kol ve bacakların dış yüzünde görülür. Çocuk ve ergenlerde, deri belirtilerinin olmadığı alana sert bir cisimle basıldığında beyaz dermografizm denilen beyaz renkli bir kabarıklık oluşur. Bu şüpheli durumlarda doktorlar tarafından atopik dermatit tanısı koymak için uygulanan bir yöntemdir. Daha yararlı bir test ise kanda IgE antikorlarına bakmak ve alerji deri testi yapmaktır. Deri testi gıdalar, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, polenlerle yapılır.


    Tedavi

    Eğer hastanın bir gıdaya duyarlılığı saptandı ise bu gıda mutlaka diyetinden çıkarılmalıdır. Eğer bu gıda süt gibi vazgeçilmez bir besin ise alerji uzmanınız bunun yerine kullanabileceğiniz seçenekler hakkında sizi bilgilendirir. Eğer sorumlu olan, çevresel bir faktörse onlardan da kaçınmak gerekir.
    Ilık su banyosu ve kokusuz sabunlar kaşıntıyı azaltır. Bir havlu ile sürtmeksizin hafifçe kurulanır ve hemen nemlendirici krem sürülür. Şiddetli belirtiler için kortizonlu kremler kullanılabilir. Fakat bu kremler kesinlikle yüzdeki belirtilere uygulanmamalıdır. Antihistaminikler derideki kaşıntıyı önlemektedir. 12 yaşın altındaki çocuklarda uyku hali yapmayan ve uzun etkili antihistaminikler kullanılmalıdır. Tırnaklarınızı kısa kesiniz.Yumuşak ve pamuklu giysilerin kullanması uygundur. Deterjanlar hafif ve parfümsüz olmalıdır. Eğer belirtilerde sulanma olursa hasta mutlaka doktoruna başvurmalı ve gerekli olan antibiyotikleri kullanmalıdır.

    Hastalığın Gidişi
    Çocukların 1/3′ inde bu hastalık tamamen geçer ve diğer alerjik hastalıklar da gelişmez. Diğer 1/3′ inde hastalık geçer, ama alerjik rinit ve/veya astım gelişebilir. 1/5′ inde yıllarca sürebilir. Çok daha az bir kısmında ise hem deri belirtileri devam eder hem de buna alerjik rinit ve/veya astım eklenebilir. Tüm bunlara rağmen hastaların nasıl gideceğine dair kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Sıkı bir şekilde diyet, çevresel faktörlerin kontrolü, tedavi takibi yapılmalıdır.
    Uzm.Dr.Cengiz Kırmaz tarafından hazırlanmıştır.


    Lazer Epilasyon

    Ekim 17th, 2007

    Lazer Epilasyon Uygulamaları
    Bayanların, hatta son yıllarda beylerin de kozmetik anlamda kendilerine bakma ihtiyacı, modern ve sağlıklı yaşamın gereği olarak ,artmış ve bunun sonucu olarak istenmeyen tüylerin yok edilmesi son yıllarda en popüler kozmetik uygulamalardan biri durumuna gelmiştir. Uygulamalar geleneksel metotlardan yüksek teknolojinin kullanımına uzanan geniş bir yelpaze oluşturmaktadır.Yelpazenin en gelişmiş ucunda günümüzde lazer epilasyonlar yer almaktadır.Lazer epilasyon nedir?Kimlere uygulanır?Kim uygular?Nasıl yapılır?Nasıl etki gösterir?Ne kadar sürer? Ve daha pek çok soru bu uygulamayla ilgili olarak akıllara gelebilir. Bu köşede her hafta sorularınıza cevap bulacaksınız. Seans süresi , sayısı , aralığı; uygulama yapılacak bölgeye göre değişmektedir , çünkü tedaviye en iyi yanıtı veren büyüme evresindeki tüy sayısı her bölgede farklıdır . Kişilerin etnik farklılıkları , hormonal farklılıklar , beslenme ,kullandığı ilaçlar vb. seans süresini etkileyebilmektedir.

    Lazer nedir ve tüylere nasıl etki eder?
    Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation ın baş harflerinden oluşan ingilizce LASER kelimesinin Türkçe kullanımı lazer dir. Lazerler bir yönde ilerleyen yoğun ışık üretir. Lazer ışığı renkli olduğu gibi renksiz olup görülmeye de bilir. Görünürlük dalga boyu ile ilgilidir. Dalga boyu ve gücü lazerlerin tıbbi kullanım alanlarını belirler. Farklı lazerler tıpta değişik amaçlarla kullanılabilir: Epilasyon, leke tedavisi ,cilt bakımı, göz operasyonları,ağrı tedavisi, damar tedavileri ve daha pek çoğu. Epilasyon amaçlı kullanılan lazerler ruby , alexandrite ,diod, nd:yag olarak incelenebilir. Ruby lazerde dalga boyu 694nm’dir. Alexandrite lazerde dalga boyu 755nm’dir. Diod lazerde dalga boyu 800-900nm, Nd.YAG lazerlerde ise 1064nm’dir. Epilasyon amaçlı lazer cihazlarının teknolojisi ilerledikçe dalga boylarının arttığını görüyoruz. Çünkü dalga boyu vücutta ışığın etkileyebileceği alanlarda önem kazanmaktadır. 600nm altındakini hemoglobin ve protein absorbe ederken 1100nm nin üzeri ise dokudaki su tarafından tutulur. Cilt 600-1100nm arasına geçirgendir. Epilasyon sırasında lazer ışığı kıl köküne ulaşana kadar cildi aşmak zorundadır. Cildimizde bulunan ve rengini veren melanin düşük dalga boyundaki ışığı tutar cilt etkilenebilir. Dalga boyu arttıkça melanin içeren cildin etkilenme ihtimali azalır. Dolayısı ile yüksek dalga boyu daha derine ilerlemeyi sağlarken hem yoğun melanin içeren kıl köküne rahat ulaşılır hem de ciltte tutulmadığı için cildin etkilenme ihtimali ortadan kalkar. Cilt rengi koyu olanlarda dalga boyu en yüksek ışığı üreten lazerin kullanımı yan etki ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Yan etkilerin ciltte oluşmaması ve en iyi sonuca ulaşılabilmesi için lazerlerde dalga boylarının haricinde dinlenme süresi, atım aralığı, soğutma vb. özelliklerde gün geçtikçe geliştirilmektedir.

    Lazer, kıl kökünde yüksek ısı etkisi yaparak kökün yok olmasını sağlar. Koyu renkli ve kalın tüyler ısıyı daha iyi tuttukları için lazer ile tedavileri daha başarılıdır. Tüy rengi cilt renginden koyu olanlar en kısa sürede en az yan etki ile sonuca ulaşabilirler.
    Tedaviyi yakından etkileyen diğer bir faktör tüylerin evreleri dir: Anajen, katagen, telojen . Aktif büyüme evresi anajendir. Bu evrenin süresi tüy uzunluğunu belirler. Örneğin saç tellerimiz 3 yıla kadar bu evrede kalabilir. Saçlarımızın ortalama %85 i bu evrededir. Katajen ise gerileme evresidir. Birkaç hafta sürer. Telojen ise duraklama-dinlenme evresidir. Aktif büyüyen yeni tüylere bağlı aylarca sürebilir. Örneğin kafa derisi tüylerinin bu safhası göğüs tüylerinden daha kısadır. Anajen safhadaki tüylerin lazer epilasyona en iyi cevabı verdiği gösterilmiştir.

    Lazer epilasyon uygulamasında cilt tipinize ( Fitzpatrick cilt foto tipleri ) göre güç seçimi yapılır. Bu sayede kıl köklerine etki edecek ancak ciltte olumsuzluk gözlenmeyecek güçte çalışılarak en kısa sürede tedavinin bitirilmesi amaçlanır. Ancak herkesin vücut yapısı ve hormonsal seviyeleri, cilt tipi farklı olduğu için sonuca ulaşmak için gereken süre kişiden kişiye değişebilir. Seanslar tüyleri anajen ( büyüme ) safhasında yakalamaya uygun sürelerde tekrarlanır. Her seans uygulama yapılacak bölgenin genişliğine göre farklı sürede tamamlanır . Ancak uygulama çok pratik olduğu için seansları en kısa süren epilasyon yöntemidir.

    Lazer uygulamalarının kanunlar gereği doktorlar tarafından yapılması gerekmektedir. Bu yasal zorunluluk tedavinin yan etki gözlenmeden tamamlanması ve uygulama yapılmaması gerekenlerin kesin belirlenebilmesi içindir.


    Ellipse Light Nedir

    Ekim 17th, 2007

    Ellipse Light, Danimarka’dan ithal ettiğimiz, lazer değil ,geniş spektrumlu görünebilir, 2.nesil yoğunlaştırılmış ışık sistemini kullanan Kalıcı Epilasyon ve Cilt Gençleştirme tedavilerinde etkili bir cihazdır.1999 dan beri dünyada yüzlerce klinik ve güzellik merkezi Ellipse Light’ın getirdiği kolaylık ve başarıdan faydalandı.

    ETKİLİ, GÜVENİLİR VE SONUÇLARI KLİNİK OLARAK KANITLANMIŞ BİR CİHAZ.

    * Aplikatör 10 X 48 mm lik geniş bir alan vuruş imkanı sağlar. Ergonomik ve hafiftir.Böylece geniş tedavi alanları bile kısa sürede,acısız tamamlanabilir.

    * Operatör en güvenli tedavi imkanlarıyla donanımlıdır. Ellipse Light dokunmatik ekranı ile cilt cinsi, pigmentasyon ve tüy kalınlığı seçeneklerini sunar. Böylece en güvenli enerji seviyesi müşteriye göre ayarlanır.Az enerji ile verimli sonuç alınır.

    * Ellipse Light EEC Medical Device Directive- CE onaylıdır. Pek çok Avrupa ve Asya ülkesinde olduğu gibi cihazı kullanmak için tıbbi lisans gerekmez.

    * Skin Rejuvenation tedavisinden sonra güneşe Ellipse Light ta 1 ay yeterlidir. Tedavi sonrası hasta günlük hayatına rahatlıkla devam edebilir.

    * Epilasyon ve Cilt leke tedavisi aynı makinede sadece aplikatör değiştirilerek yapılır.

    * Ayrıca özel küçük başlığıyla çok küçük alanlarda tedavi edilebilir.

    * Soğutucu ve anestezi gerektirmez. Sadece iletken jel kullanılır.Filtreler ciltteki yanık riskini ortadan kaldırır.

    * Uluslararası, klinik olarak kanıtlanmış bir firma ve ürün. Klinik araştırmalarla başarısı kanıtlanmıştır. Bine yakın cihaz Avrupa ve Asya ülkelerinde kullanılmaktadır.

    * Satış sonrası klinik ve teknik eğitim periodik olarak verilir. On-line danışma hattı mevcuttur.