Epilasyon: Gebelikte Lazer Epilasyon
RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • Epilasyon
  • Hakkında
  •  

    Estetik ve Gebelik

    Aralık 1st, 2009

    Hamilelikte anne adayları vücutlarında oluşan fiziksel değişikliklerden dolayı kendilerini kötü hissedebilecekleri dönemler yaşamaktadırlar. Anne adayları için bu dönemleri daha rahat atlatacakları ve güzelliklerini ön plana çıkartacakları küçük ipuçları bulunmakta. Bu uygulamaları dikkatle uygulayan anne adayları hamilelik dönemlerini güzellikleri ile insanları büyüleyerek geçirecekler.

    Saç Bakımı: Saç boyalarının içerisinde bulunan kimyasalların bir kısmının deri tarafından emilerek böbreklere iletildiği ve böbrekler aracılığı ile vücuttan atıldığı bilinmektedir. Gebelik döneminde saç boyalarındaki kimyasal maddelerin bebeklere geçmemesi için kullanımı önerilmez. Bunun yerine doğal saç bakım maskeleri ve doğal saç bakım ürünlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir.

    Tırnak Bakımı: Hamilelik döneminde bebek gelişimi için vücuttaki kalsiyumu kullandığından anne adaylarının tırnaklarında kırılmalar ve çatlamalar görülür. Bu sorundan kurtulmak isteyen anne adayları kendilerine en uygun olan tırnak nemlendiricilerini kullanarak sorunu çözümleyebilirler.

    Karın Bakımı: Hamileliğin 5. ayından itibaren rahmin genişlemesinden kaynaklanan büyüme ve gerginlik karın bölgesinde çatlaklara neden olmaktadır. Bu çatlakları en aza indirmek için bitkisel nemlendiriciler veya bebe yağı kullanımı önerilmektedir. Bebe yağı veya nemlendiricileri sürerken bebeğinize de masaj yapmış olduğunuz için rahatlama görülmektedir.

    Nemlendirme: Hamile bayanların vücutları hamilelik süresince kuru. Bu sorunu ortadan kaldırmak için anne adaylarının her banyodan sonra mutlaka nemlendirici kullanmaları önerilir.


    Güzellik Sırları

    Kasım 9th, 2009

    Her kadının isteği pürüzsüz ve pırıl pırıl bir cilttir.Böyle bir cilde sahip olabilmek içinde cildinize çok iyi bakmanız gerekmektedir.O çok beğendiğiniz modellerin cildine sahip olmak için ufak ama dikkat etmeniz gereken bir kaç öneri…
    Güzellik Sırları ve Güzellik Önerileri

    1)İlk adımda görünüşünüze dikkat edin.Cildinizin ne kadar sağlıklı olduğuna bakın ve ona göre uygulamalarda bulunun.Temizliğini kesinlikle ihmal etmeyin.

    2)Cilt bakım ürünlerini kullanmadan önce cilt tipinizi öğrenin.Yanlış bir bakım ürünü cildinizi bozabilir.

    3)Sabahları kalktığınızda yüzünüzü yıkadıktan sonra mutlaka tonikle temizleyin.Yatmadan öncede bu işlemi gerçekleştirirseniz cildinizdeki değişimi kısa sürede farkedersiniz.

    4)Cildinizde herhangi bir makyaj ya da temizleme ürünü kalmadığından emin olun.İyi bir cilt temizleme ürünü kullanın.Yüzünüze masaj yaparak uygulayın ve ardından iyice durulayın.

    5)Parlayan cildinizi cilt düzenleyicisi ile kontrol edebilirsiniz.T bölgesi denilen bölge(alın,burun,çene)genellikle yağlanan bölgedir.Cilt düzenleyici mat bir görüntü sağlamanıza yardımcı olacaktır.

    6)Kurumadan dolayı oluşan dökülmeler cildinizde donuk bir görünüme yol açacaktır.Yumuşak fırçalar ile 1-2 haftada yapacağınız masaj sizi bu görünteden kurtaracaktır.

    7)Cildinize uygun bir nemlendirici alın.Bu cildinizin kurumasını ve küçük kırışıklıkları önlemenize yardımcı olacaktır.Güneş korucu ürünleri kullanmayı da ihmal etmeyin.

    8)Vitaminler size enerji vermekle kalmaz cildinizinde canlı kalmasına yardımcı olur.Yağlı ıvır zıvır yiyecekler cildinizi kötü yönde etkiler.Bunları yemek yerine bol sebze ve meyve tüketmeye özen gösterin.

    9)Hayat kaynağımız olan suyu bol tüketmeye çalışın.Kafein içeren,gazlı ve alkollü içecekleri hayatınızdan çıkarıp su içmeye başlayın.Her zaman mutlaka yanınızda su şişesi bulundurun.Suyun yarattığı etkileri su içmeye başladıkça hissedeceksiniz.


    Meme Kanseri Belirtileri

    Kasım 2nd, 2009

    Kanser artık günümüzde grip gibi nezle gibi bir hastalık haline geldi maalesef.Bu kadar yaygınlaşması ve kayıpların artması önlemleri almamız için kırmızı alarm veriyor.Bana birşey olmaz gibi cümleler kurmak yerine düzenli olarak muayene olmalı ve gerekli testleri yaptırmalısınız.

    Kadınların korkulu rüyası haline gelen meme kanseri ise daha önceden fark edildiği taktirde tedavisi mümkün oluyor.Peki ipuçları neler?

    Bir kolunuzu havaya kaldırın ve göğüslerinizi parmaklarınız yardımıyla kontrol edin.Hafif bastırarak edeceğiniz kontrolün size büyük bir faydası olabilir.Eğer elinize herhangi bir sertlik,şişlik geliyorsa hemen bir doktora başvurun.Ya da göğüs uçlarınızda akıntı veya kan geliyorsa hiç beklemeden doktora gidin.

    Meme kanseri görülen kadınlar genellikle elli yaş üzeri,hiç doğurmamış ya da ilk çocuğunu otuz yaşından sonra doğurmuş, hiç emzirmemiş, cinsel olgunluğu gecikmiş veya menopozu geçikenlerde daha çok ortaya çıkıyor.Her ay düzenli olarak göğüslerinizi muayene etmeyi unutmayın.

    Tabiki bu etkenlerin dışında birde ailede daha önce kanserin görülüp görülmemesi çok büyük bir önem taşıyor.

    Yirmili yaşlardan kırklı yaşlara kadar olan dönemde ise üç senede bir uzmana muayene olmak gerekiyor.Kırk yaşın üzerindeyseniz muayeneyi her sene yaptırmanız gerekiyor.

    Fakat kırklı yaşların üzerinde olup herhangi bir belirti ve ailenizde de göğüs kanseri görülmemişse basit bir mammogram yeterli olacaktır. Ailenizde bu hastalığı geçiren varsa yaş önemli değil her yıl sağlığınız için kesinlik mammogram yaptırmayı aksatmayın.


    Halk dilinde hastalık adları

    Temmuz 30th, 2008

    Beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirememesinden kaynaklanan “retinitis pigmentosa”ya halk arasında “tavuk karası”, “tüberküloz”a “ince hastalık”, “glokom”a ise “karasu” deniliyor.

    “Antibiyotik” isimli tıp dergisinde yayınlanan habere göre, halk arasında ilginç isimlerle adlandırılan bazı hastalıkların tıp dilindeki karşılıkları şöyle:

    •Tavuk karası: Tıptaki adı “retinitis pigmentosa” olan hastalık, beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirmemesinden kaynaklanıyor. Küçük yaşlarda fazla belirgin olmayan, ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte belirmeye başlayan hastalık, zaman ilerledikçe körlüğe kadar gidebiliyor.

    •İnce hastalık: Tıp dilinde “tüberküloz” ya da “verem” olarak bilinen hastalık, akciğerlere yerleşip kan veya lenf yoluyla yayılabiliyor. Günümüzde tedavisi mümkün ve korunulabilir bir hastalık olmasına karşın, hala en çok ölümle sonuçlanan bulaşıcı hastalıklardan biri olma özelliğini koruyor.

    •Gut: Halk arasında “kralların hastalığı” olarak bilinen bu rahatsızlık vücuttaki ürik asit düzeylerinde oluşan sorundan kaynaklanıyor. Ürik asidin kristalize olup eklemlere çökelmesiyle oluşan hastalık, ayak başparmağı büyük ekleminde cereyan etmekle birlikte eller, kollar ve diğer eklem yerleri de etkilenebiliyor. Tedavi edilmezse böbrek rahatsızlıklarına, sakat eklemlere, kemik ve tendonlarda iltihaplanmaya neden olabiliyor.

    •Karasu: Tıpta “glokom” olarak adlandırılan hastalık, göz tansiyonu anlamına geliyor. Göz içi tansiyonun normal değerleri aşması halinde sinir hücrelerinde kayıplar oluşmaya başlıyor. Sinirlerin tamamen tahrip olması durumunda da görme kaybı meydana geliyor.

    •Bayılma: “Senkop” denilen bu durum, aniden gelişen, dolaşım yetmezliğine bağlı, beynin kısa süreli kansız kalması sonucu ortaya çıkan geçici bir bilinç kaybı. Kan basıncının düşmesi, açlık, ani sevinç, üzüntü ya da şaşkınlık, kapalı ve havasız ortamlarda uzun süre kalma gibi nedenlerle oluşabiliyor.

    •Baloncuk: Tıp dilinde “anevrizma” denilen durumdur. Temiz kan taşıyan damarlarda oluşan genişlemelerden kaynaklanır. Beyin anevrizmaları ani kanamalarla zaman zaman dramatik sonuçlar doğurabilir.

    •Dolama: Tıp dilinde “paronychia” olarak bilinen rahatsızlık, parmağa cisim batması sonucu tırnak dibinde meydana gelen iltihaplanmadan kaynaklanır. Başlangıçta kızarıklık ve hafif ağrıyla kendini gösterirken, daha sonra içi su dolu sivilceye dönüşür. Kan zehirlenmelerine neden olduğu için doktora görünmekte fayda vardır.