Epilasyon: Kulak Estetiği
RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • Epilasyon
  • Hakkında
  •  

    Halk dilinde hastalık adları

    Temmuz 30th, 2008

    Beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirememesinden kaynaklanan “retinitis pigmentosa”ya halk arasında “tavuk karası”, “tüberküloz”a “ince hastalık”, “glokom”a ise “karasu” deniliyor.

    “Antibiyotik” isimli tıp dergisinde yayınlanan habere göre, halk arasında ilginç isimlerle adlandırılan bazı hastalıkların tıp dilindeki karşılıkları şöyle:

    •Tavuk karası: Tıptaki adı “retinitis pigmentosa” olan hastalık, beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirmemesinden kaynaklanıyor. Küçük yaşlarda fazla belirgin olmayan, ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte belirmeye başlayan hastalık, zaman ilerledikçe körlüğe kadar gidebiliyor.

    •İnce hastalık: Tıp dilinde “tüberküloz” ya da “verem” olarak bilinen hastalık, akciğerlere yerleşip kan veya lenf yoluyla yayılabiliyor. Günümüzde tedavisi mümkün ve korunulabilir bir hastalık olmasına karşın, hala en çok ölümle sonuçlanan bulaşıcı hastalıklardan biri olma özelliğini koruyor.

    •Gut: Halk arasında “kralların hastalığı” olarak bilinen bu rahatsızlık vücuttaki ürik asit düzeylerinde oluşan sorundan kaynaklanıyor. Ürik asidin kristalize olup eklemlere çökelmesiyle oluşan hastalık, ayak başparmağı büyük ekleminde cereyan etmekle birlikte eller, kollar ve diğer eklem yerleri de etkilenebiliyor. Tedavi edilmezse böbrek rahatsızlıklarına, sakat eklemlere, kemik ve tendonlarda iltihaplanmaya neden olabiliyor.

    •Karasu: Tıpta “glokom” olarak adlandırılan hastalık, göz tansiyonu anlamına geliyor. Göz içi tansiyonun normal değerleri aşması halinde sinir hücrelerinde kayıplar oluşmaya başlıyor. Sinirlerin tamamen tahrip olması durumunda da görme kaybı meydana geliyor.

    •Bayılma: “Senkop” denilen bu durum, aniden gelişen, dolaşım yetmezliğine bağlı, beynin kısa süreli kansız kalması sonucu ortaya çıkan geçici bir bilinç kaybı. Kan basıncının düşmesi, açlık, ani sevinç, üzüntü ya da şaşkınlık, kapalı ve havasız ortamlarda uzun süre kalma gibi nedenlerle oluşabiliyor.

    •Baloncuk: Tıp dilinde “anevrizma” denilen durumdur. Temiz kan taşıyan damarlarda oluşan genişlemelerden kaynaklanır. Beyin anevrizmaları ani kanamalarla zaman zaman dramatik sonuçlar doğurabilir.

    •Dolama: Tıp dilinde “paronychia” olarak bilinen rahatsızlık, parmağa cisim batması sonucu tırnak dibinde meydana gelen iltihaplanmadan kaynaklanır. Başlangıçta kızarıklık ve hafif ağrıyla kendini gösterirken, daha sonra içi su dolu sivilceye dönüşür. Kan zehirlenmelerine neden olduğu için doktora görünmekte fayda vardır.


    Konizasyon ve Rahim Ağzı Kriyokoterizasyonu

    Temmuz 30th, 2008

    Konizasyon ve kriyokoterizasyon rahim ağzı anormal hücrelerini tedavi etmekte kullanılan birer yöntemdir.

    Konizasyon lokal anestezi ile ayaktan yapılabileceği gibi genel anestezi altında hastahane koşullarında yatarakta yapılabilir.Genelda bazen kanlı seyredebilen bir operasyon olması nedeniyle hastahane koşulları tercih edilmeli yada iyi donanımlı ayaktan tedavi merkezinde de yapılabilir.Kriyokoterizasyon ayaktan yapılan ağrısız bir operasyon şeklidir.

    ImageHer iki işlemde de vagina duvarları spekulum denilen alet ile birbirinden ayrılarak rahim ağzı kolposkopi ile incelenir.Kolposkopi rahim ağzını büyüterek inceleme yapmaya yarayan ve çeşitli solusyonları rahim ağzına sürerek süpheli lezyon alanlarının tespiti sağlayan bir inceleme mikroskopudur.

    Rahim ağzına sürülen iyotlu bir çözelti süpheli alanı ortaya koyar ve sıcak bir tel halka ile anormal hücrelerin olduğu alan koni şeklinde çıkartılır ve inceleme için patoloji labratuarına gönderilir.Bu parçaların gönderilmesinin nedeni süpheli lezyonun tamamen cerrahi sınırlar içinde çıkartılıp çıkartılmadığını ve yeniden incelemeyi gerçekleştirmek içindir.

    Kriyokoterizasyonda ise karbondioksit ile dondurulan alet ucu rahim ağzına bir kaç dakika değdirilerek anormal hücreler tahrip edilir.

    Image Her iki işlemden sonra hafif kanamalar olabilir.Konizasyondan sonra koyu kahverenkli ,cryo sonrası açık renkli berrak vaginal akıntı 6 hafta sürebilir.Başka şekillerdeki akıntılarda ve koku eklenmesinde hekiminizle görüşmelisiniz.

    Rahim ağzının iyileşmesi için 20 gün ile cinsel ilişki yapılmamalı ve pansuman şeklinde atuşmanların yapılması doğru değildir. Her iki işlemden sonra rapora gerek olmayıp normal aktiviteye ertesi günü dönebilirsiniz.


    Hormon Replasman Tedavisi

    Temmuz 30th, 2008

    Türkiye Menopoz ve Osteoproz Derneği ve Türkiye Jinekoloji Obstetrik Derneği’nin 23-24 Kasım 2002 tarihleri arasında Abant-Bolu’ da bir toplantı düzenlemişti.

    Prof Dr Erdoğan Ertüngealp başkanlığında Üniversitelerimizden 14 akademisyen ile birlikte yapılan Hormon Replasman Tedavisi konusunda son gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda ortaya çıkan en son gelişmelerle ilgili sonuçlarını siz www.kadinsagligi.com okuyucularına sunuyoruz. Bu açıklamalar basında sıklıkla ortaya atılan östrogenin kullanılmaması yada zararları konusundaki bir çok belki de yanlış açıklamaya ışık tutacaktır.

    ABD’de Ulusal Sağlık Enstitüsü ( NIH ) tarafından yaptırılan “Women’s Health İnitiativie ( WHI ) çalışmasının sonuçları aşağıda kısaca sunulmuştur. Çalışmanın amacı HRT’nin uzun dönem sağlık yarar ve risklerinin araştırılmasıdır. Çalışma şu şekilde tasarlanmıştır:

    * Hastaların ortlama yaşı 63′tür,% 33 olgu 50-79 yaş arasındadır.
    * ABD’de 40 merkezde toplam 16.608 kadın üzerinde yapılmıştır.
    * Prospektif, randomize, çift-kör,placebo kontrollü,ancak 5.2 yılda bitirilmesine karar verilmiştir.
    * İlaç olarak kesintisiz kombine Konjuge Östrogen 0.625 mg +Medroksiprogesteron Asetat 2.5mg/gün kullanılmıştır

    Olumsuz Sonuçlar

    * Meme Kanseri ( Yılda her 10.000 ilaç kullanmayan kadında 30 kanser olgusu gözlenirken ,ilaç kullananlarda 38 olguya yükselmiştir;yani yılda haer 10.000 kadında 8 kanser olgusu eklenmiştir.)
    * Kalp Krizi ( Her 10.000 kadında 30′dan 37′e yükselmiştir)..
    * İnme ( Her 10.000 kadında 21′den 29 olguya yükselmiştir.)
    * Derin toplar damarlarda pıhtı oluşması ( Her 10.000 kadında 16′dan 34 olguya yükselmiştir.)

    Olumlu Sonuçlar

    * Kalın bağırsak kanseri( Her 10.000 kadında 16 olgudan 10 olguya azalmıştır)
    * Kalça kırığı ( Her 10.000 kadında 15 olgudan 10 olguya azalmıştır.
    * Bütün nedenlere bağlı ölümlerde her iki grup arasında fark saptanmamıştır.

    Çalışmanın değerlendirilmesi:

    * Çalışmadaki kadınların ortalam yaşı 63 olup,2/3 olgu 59 yaşın üzerindedir,%21 olgu ise 70 yaşın üzerindedir. Ayrıca bu kadınların ortalama vücut kitle indeksi 28.5 kg/m2 dir.
    * Olguların yaklaşık 1/4 ‘ü çalışmaya dahil olmadan evvel değişik derecelerde hormon replasman tedavisini kullanmışlardır.
    * Olguların %36’sında hipertansiyon, %13′ünde hiperlipedimi, %11′i sigara içmekte, %7′inde geçirilmiş kardiovasküler hastalık, %4′ünde diyabet vardır.
    * Kontrol grubuna kıyasla,çalışma grubunda daha önce HRT kullanmayan olgularda meme kanseri sıklığı artmazken, HRT kullanma süresine artmasına bağlı olarak daha fazla meme kanseri görülmüştür.
    * Bu çalışmada hormon replasman tedavisinin asıl endikasyonları ( sıcak basması, ürogenital atrofi, bunlara bağlı hayat kalitesi ) irdelenmemiştir.

    A. HRT’nin günümüzde kullanım alanları nelerdir:

    * Vasomotor semptomlar (sıcak basması vs)
    * Genito-üriner atrofi (vaginal kuruluk,alt üriner irritasyon vb )
    * Osteoprozun önlenmesi

    Osteoprozun önlenmesi ve genitoüriner atrofi için günümüzde hormon tedavisi kadar başka etkili bir seçenek yoktur.

    B. Kalp krizi:

    * WHI çalışmasına göre HRT,daha önceden kalp hastalığı olmayan olgularda sadece kalbi korumak amacıyla kullanılmamalıdır.
    * Diğer iki çalışmada(HERS,HERS II), daha önceden kalp hastalığı olan olgularda hormon tedavisi ile kalp hastalığına karşı korunma elde edilememiştir.Bu iki çalışmada önceden kalp hastalığı olan olgularda ortalama 6,8 yıl takip sonrasında, yeni kalp hastalığı oluşma riskinde ne artma,ne de azalma bildirilmiştir.
    * Bu üç çalışmaya göre,başlangıçta kalp hastalığı olan, gerekse de kalp hastalığı olmayan olgularda, kalp krizinin önlenmesi için HRT dışında diğer önlemler ( diyet,sigaranın bırakılması,egzersiz,statin kullanılması vb.) alınmalı, gerekirse ilgili branş hekimi ile konsülte edilmelidir.

    C. Meme kanseri için HRT’nin güvenli kullanım süresi ne kadardır?

    Meme kanserinin gelişmesi açısından güvenli süre kişisel farklılıklar göstermektedir. Daha önceden bilinen veriler ile uyumlu olarak WHI’da HRT kolunda meme kanseri riskinde artış rapor edilmemiştir. Bu risk artışı 4 yılda istatiksel öneme ulaşmaktadır.HRT daha uzun süre devam etme kararı hekim hasta tarafından yarar/zarar gözetilerek karar verilmelidir.

    D. Şu anda HRT kullanan hastalar tedaviyi kesmeli midir?

    WHI çalışmada gözlenen olumsuz riskler son derece düşüktür. Bu nedenle şu anda HRT kullanan hastaların paniğe kapılarak ilaçlarını kesmelerine gerek yoktur.Ancak yukarıda verilerin ışığında, hastaların tedaviye devam süreleri bireysel olarak belirlenmelidir.

    E. Osteporozun önlenmesinde yaklaşımımız ne olmalıdır?.

    Osteoporozun önlenmesinde HRT halen önemini korumaktadır.Ozteoporozun önlenmesinde bifosfanatlar ve SERM’lerde kullanılır.Bununla birlikte kemik mineral kaybını değerlendirirken,Türk kadını populasyonuna dayalı verilerinde elimizde olmadığı gözönünde tutulmalıdır.

    F. Yanlızca östrogen( ERT ) kullanan rahmi alınmış kadınlarda yaklaşımımız ne olmalıdır.?

    WHI çalışması sadece östrogen-progesteron tedavisi kolu sonuçlanmıştır.Yukarıda bahsedilen risk artışı sadece östrogen kullanan rahmi alınmış kadınlar kolunda izlenmediği için devam etmektedir.

    G. WHI çalışması sonuçları diğer tip hormon preperatları ve kullanım yolları için geçerli midir.?

    WHI çalışmalarında ilaç olarak konjuge östrogen 0.625 mg+Medroksiprogestreon asetat 2.5mg/gün oral olarak kullanılmştır.WHI sonuçlarına dayanarak diğer östrogen/progesteron tipleri,dozları ve kullanım yolları ile ilgili çıkarsama yapılamaz.Bunlarla ilgili prospektif,randomize,güçlü çalışmalara ihtiyaç vardır.


    Dümdüz bir karın mı istiyorsunuz

    Temmuz 23rd, 2008

    Oturduğunuzda karnınızı saklamaktan, belinize şal sarıp dolaşmaktan bıktıysanız haberimiz tam size göre…

    “400″>Herhangi bir egzersize başlamadan önce, eğer tıbbi bir rahatsızlığınız varsa doktorunuza danışmalısınız.

    Egzersizlerden önce vücudunuzu ısınma hareketleri veya 20 dakikalık hızlı tempolu bir yürüyüşle egzersizlere hazırlamalısınız. Karın kaslarınızı çalıştıracak bazı egzersizler:

    MEKİKLER:

    Kollarınız göğsünüzün üzerinde çapraz olacak şekilde veya ellerinizi başınızın altında birleştirerek sırt üstü yatın.Dizleriniz bükük, ayaklarınız yerde olsun. Başınızı omuzlarınızla birlikte yavaş yavaş kaldırın. Karnınızın alt kısmına kadar kalkın, ikiye kadar sayıp tekrar yatın. Başlangıç için kendinizi fazla zorlamadan yapabildiğiniz kadar bu hareketi tekrar edin. Bu hareketi yaparken boynunuzu zorlamamaya dikkat edin.

    TERS MEKİKLER:

    Sırtüstü yatın. Ellerinizi başınızın arkasında birleştirin. Bacaklarınızı kırık bir şekilde yerden 10 cm kadar yükseklikte tutun. Başınızı ve omuzlarınızı yukarı doğru kaldırırken dizlerinizi de yerle 90 derecelik açı oluşturacak şekilde karnınıza doğru çekin. İkiye kadar bu şekilde bekledikten sonra başınızı ve bacaklarınızı yavaşça indirerek başlangıç pozisyonuna getirin. Hareketi tekrar edin.

    ÇAPRAZ MEKİKLER:

    Dizleriniz kırık, ayaklarınız yerde, elleriniz başınızın altında olacak şekilde sırtüstü uzanın. Sağ ayak bileğinizi sol dizinizin üzerine yerleştirin. Başınızı ve omuzlarınızı sağ dizinize doğru yükseltin. Başınız dizinize yaklaştıkça karın kaslarınızın gerildiğini hissedeceksiniz. Yavaşça geri yatın ve bu hareketi yapabildiğiniz kadar tekrar edin. Daha sonra aynı hareketi sol ayak bileğinizi sağ dizinizin üzerine yerleştirip, sol dizinize doğru esneyerek tekrar edin.

    TERS KOL, TERS BACAK:

    Sırtüstü, dizleriniz yerle 90 derecelik açı oluşturacak şekilde uzanın. Kollarınızı dik bir şekilde yukarı doğru uzatın. Yavaşça sağ kolunuzu arkaya doğru uzatırken sol bacağınızı da öne doğru uzatın. Kolunuzu ve bacağınızı tekrar eski pozisyonlarına getirin. Şimdi de aynı işlemi sol kolunuz ve sağ bacağınız için tekrar edin. Bu egzersizi her iki kol ve bacak için 10 kere tekrarlayın.

    SIRT ESNETME:

    Elleriniz başınızın arkasında yüzü koyun uzanın. Başınızı ve boynunuzu bir hizada tutarak üst bedeninizi yerden yukarı doğru kaldırın (kendinizi zorlamayın, kaldırabildiğiniz yere kadar). Eğer hareketi daha da zorlaştırmak isterseniz bacaklarınızı da üst bedeninizle aynı anda yukarı doğru kaldırabilirsiniz. Yukarıda beşe kadar sayıp tekrar başlangıç pozisyonuna dönün. Hareketi tekrarlayın.

    DENGE BANKI:

    Dizleriniz ve ellerinizin üzerinde bank pozisyonunu alın. Elleriniz omuzlarınızın altında, dizleriniz kalçanızla bir hizada, sırtınız düz olmalıdır. Yavaşça sağ kolunuzu ve sol bacağınızı kaldırabildiğiniz yere kadar kaldırın. Kolunuzu ve bacağınızı indirdikten sonra aynı hareketi sol kolunuz ve sağ bacağınız için tekrarlayın. Hareketi yavaş yavaş yapmaya özen gösterin çünkü bu hareket daha çok denge ağırlıklı bir harekettir.

    V OTURUŞU:

    Bacaklarınızı birleştirip ileri doğru uzatarak oturun. İki bacağınızı birden yukarı doğru kaldırırken gövdenizi arkaya doğru götürün. Kollarınız yerle paralel olacak şekilde bacaklarınıza doğru uzansın. Bu şekilde kalçanızın üzerinde bir V harfi oluşturacak şekilde otururken bacaklarınızı 5-10 cm aşağı indirip tekrar yukarı kaldırın (bacaklarınızın yere değmemesine özen gösterin). Egzersizi başlangıçta 5 kere, daha sonraları gittikçe arttırarak tekrar edin.