RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • Epilasyon
  • Hakkında
  •  

    Erkek Lazer Epilasyon

    Nisan 29th, 2008

    * Erkeklerde artık göğüs kılı modası bitti mi? Çok aşırı kıllı olmanın modası kesinlikle yok. Göğüs bölgesindeki hafif tüyler dışında bir görünüm istemiyorlar.

    * En çok hangi bölgedeki kıllarından kurtulmak istiyorlar? Özellikle sırt, omuz başları, ense, yanağın üzerinde çıkan kıllar ve kulağın iç kısımlarındaki kıllardan kurtulmak istiyorlar. Bu kıllar pek çok kimsede komplekse neden oluyor, bazen tüyleri nedeniyle yıllarca denize girmekten çekinen erkekler de geliyor.

    * Erkekler tüylerinden kurtulmak için ne gibi sorular soruyor? Kılların ne kadar zamanda gideceğini, nasıl sonuç alabileceklerini soruyorlar. Ayda bir kez yapılan tedaviler ve bölgesine göre dört ya da sekiz seansta tüylerinden kurtulabiliyorlar.

    * Genelde tüy operasyonlarını gizli mi tutuyorlar? Hayır eşleriyle birlikte tedaviye gelen erkekler de oluyor. Erkeklerdeki kıl; androjen yani testosteron hormonundan kaynaklandığı için sonuçlar daha başarılı oluyor. Erkeklerden çok daha kısa zamanda sonuç alınabiliyor. Sonuçlar yüzde 90 oranında başarılı oluyor. Hastaların yüzde 65′ini hâlâ kadınlar oluşturuyor ancak erkeklerin oranı da yüzde 35′lere kadar çıktı. Genelde bu operasyonu, 18 ile n0 yaş arası erkekler tercih ediyor.

    * Tamamen pırıl pırıl mı olmak istiyorlar? Hayır, göğüslerindeki tüylerin seyrelmesini tercih ediyorlar. Sırt ve omuz bölgesindeki tüylerden ise tamamen kurtulmayı tercih ediyorlar.

    * Erkeklerdeki tüylerden

    kurtulmak için en gelişmiş yöntem nedir? ‘Fototerapi’ de dediğimiz lazer ve ışın teknolojilerinin en yenisi olan I2PL teknolojisi, tüm bu sorunlara çözüm getirebiliyor. Bu flaş ışığı gibi bir epilasyon. Lazerden daha farklı bir yöntem; akne tedavisi ve cilt gençleştirme için de kullanılabiliyor. Tedavinin üstünlükleri ise acısız, çabuk ve etkili olması…

    * I2PL nasıl etki ediyor? I2PL’in verdiği ışık; kıl yapısında bulunan ışığa duyarlı melanin maddesi aracılığı ile büyüme dönemindeki kıl köküne iletiliyor ve saniyenin yüzde biri süresince 70 derecelik ısı oluşturuyor. Böylece kıl kökünün tahrip olması ve o bölgede bir daha kıl çıkmaması sağlanıyor. Uygulama çok kısa süreli olduğundan acı olmuyor. Kıl renginin koyuluğuna göre etkinliği artan tedavi, ayda bir seans uygulanarak gelişme dönemine geçen diğer tüylerin de yok olması sağlanıyor. 4-5 seanslık tedavi sonucunda, tüylerden yüzde 92 oranında kurtulmak mümkün…

    * Tedavi süresince dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Tüyler tedavi öncesi 15 gün süreyle cımbız, epilatör, ip vs. ile çekilerek uzaklaştırılmış olmamalıdır. Tıraş edilebilir. Güneş, solaryum ya da bronzlaştırıcı kremlerle bronzlaşmış olmamalıdır. Tedavi sonrası bir ay süreyle 30 faktör üstü güneş kremleri ile güneş ışığından korunmak gerekir. Hiçbir yan etkisi yoktur ve başka bir tedavi gerektirmez.

    * Cilt gençleştirme mümkün mü? Cildimizi yaşlandıran iki temel unsur vardır. Birincisi yaşımız, ikincisi ise güneş. Yaşlandıkça ‘kollajen’ adı verdiğimiz ve cilde esnekliğini veren madde azalır, cilt incelir, sarkar, kırışır, lekelenir ve ince damarlar görünmeye başlar. Bütün hekimler gibi ben de fazla güneş ışığından korunmak gerekliliğini vurgulamak isterim. I2PL uygulaması ile kollajen üreten hücreler uyarılarak, cilt daha esnek ve daha kalın hale geliyor. Bu tedavi ile sarkmaların ve ince çizgilerin yok olması mümkün. Böylece daha genç ve dinç bir görünüm elde ediliyor.

    * Cilt nasıl gençleşir?
    Ciltte bulunan (cildin en üst tabakasında) lekelerin yok edilmesi,
    Güneşin neden olduğu kahverengi lekelerin yok edilmesi,
    Yaşlılık lekelerinin yok edilmesi,
    Çillerin azaltılması,
    Burun ve yanak bölgesindeki örümcek ağı görünümndeki kırmızı veya mor renkli damarsal oluşumların kaldırılması,
    Gözeneklerin küçültülmesi,
    İnce kırışık çizgilerin azaltılması,
    Cildin gerginlik ve esnekliğinin artırılması ile cilt daha genç, taze ve canlı bir görünüme kavuşur. 2-3 ayda bir uygulanabilen bu tedavide, yine güneşten korunmak şart! Acısız ve kolay bir yöntem. Yüzün tamamına istenen dalga boyutlarındaki ışın, aplikatörle taranarak gönderilir. 10- 15 gün içinde istenilen sonuçlar oluşur. Güneş engelleyici bir kremle de yüz korunmalıdır. Eğer cilde gerekli özeni gösterirsek, bu görünüm sürekliliğini korur. Nemlendirici bakım kremlerinden de yarar sağlanabilir.

    Sabah


    Estetik Burun Ameliyatında Merak Edilenler

    Nisan 29th, 2008

    Bir ameliyatta, hem burun estetiği hem de nefes probleminin giderilmesi nasıl çözümleniyor?
    Nefes problemini yaratan kabaca etkenler, burun orta bölmesi olan septum dediğimiz duvardaki eğrilikler, yada her iki burun tarafındaki konka dediğimiz burun etlerindeki büyümelerdir. Bunların düzeltilmesinde septum cerrahisi dediğimiz, burnun ana duvarının düzeltilmesi çok önemlidir. Septum cerrahisinde hekimin tecrübesi ve yaklaşımı önem arz eder. Çünkü bu bölgeye yapılacak hatalı bir uygulama nefes problemini düzeltmeye çalışırken burun estetiğinde de telafisi çok güç problemler yaratabilir. Ben operasyonlarımda öncelikle nefes problemi yaşayan ya da fark etmediği şekilde burun iç yapısında problemleri olan hastamın problemini çözüyor, ardından buruna istenen şekli veriyorum.

    Fonksiyon olarak kişiyi mutlu eden burun terimi ne demektir?
    Fonksiyonel yönden kaliteli burun; kişinin nefesini burnundan rahatça alması, spor yaparken efor kapasitesinde, kitap okurken okuma kalitesinde bir sıkıntısı yaşamaması, zaman zaman ya da her zaman gripli dönemdeymiş gibi burun tıkanıklığının olmayışı, konuşmasında olumsuzluk yaşamama ve burundan nefes alamamaya bağlı olarak geceleri ağızdan nefes alma, horlama, ağız kokusu – ağızda kuruma şikayetlerinin yaşanmamasıdır.

    Eğer bu bahsettiğimiz şikayetlerden bir tanesinin dahi varsa kişinin yaşam kalitesi olumsuz etkilenir.
    Burun estetiği operasyonlarında hem istenen şekle ulaşmak, hemde nefes probleminin tek ameliyatta çözme imkanı var mıdır?
    Tabi ki evet. Hedef günümüzde dediğim gibi, tek bir operasyonda her ikisinide çözümlemektir. Ben hastalarıma estetik burun operasyonlarınındaki son trendi, nefes problemi yaşamayacağınız, hatta ameliyat öncesi nefes probleminiz varsa onunda giderilmiş olduğu, yüz yapınız ve kişiliğinize en uygun karakterdeki doğal ve estetik burun şekline kavuşmanız olarak tanımlıyorum

    Kişilik yapınıza uygun burun ifadesini kullanıyorsunuz, burun şeklinde kişilik yapısının önemi var mıdır?
    Kesinlikle var diyebiliriz. Benim gibi bu konuda tecrübeli bir çok hekim arkadaşımda buna katılacaktır ki, hastalarımızın genetik özellikleri, yetişme tarzları ve meslekleri yaptıracakları burun şeklinde etkili olmaktadır. Estetik olan, yüz ölçüleriyle uyumlu ve natürel burun şeklidir. İşte, tasarımdaki nüansları belirleyen ise kişilik yapılarındaki farklılıklardır. Buna dikkat edildiğinde, kişiyi daha mutlu eden ve doğasına daha uyumlu bir burun şekli yapılabilir.

    Her kişiliğe göre burun şekli değişir mi?
    Kişilik yapısına göre belirlenen burun şekli, sağlıklı ruh hali olan ne isteğini bilen ve hekiminde uygun gördüğü ölçüde tasarlanmış olan burun şekildir. Örneğin, ucunun hafif kalkık olmasını, ucunu tamamen burun sırtı seviyesinde olmasını, burun sırtının düz ya da hafif oyuk olmasını isteyebilir. İşte, burun tasarımındaki bu küçük nüansları belirlemede kişilik yapısının rolü vardır.

    Burun operasyonları sonrası görülen morluk ve şişliklerin sebebi iki operasyonun birlikte yapılmasımıdır?
    Hayır, morluk dediğimiz ekimoz ve şişlik denilen ödemin nedeni tamamen teknikle ilgilidir. Ben operasyonlarımı burun kemiklerini kırmadan, keserek ve törpülüyerek yaptığım için dokuda travma minimal oluyor. Buda iyileşme süresini kısalttığı gibi, ekimoz ve ödemin oluşumunu engelliyor. Kullandığım teknoloji harikası cerrahi aletlerimde operasyon süremi kısaltarak, hem nefes darlığı problemini tam olarak çözmemi hemde buruna istetiğim şekili vermemi sağlıyor.

    Yapmış olduğunuz bu tekniğin hastaya sundukları olağanüstü konforlu ve güzel gözüküyor, hasta hemen rahat nefes albiliyor mu ve burnunun şekilllenmesi için bir süreye ihtiyaç var mı?
    Uygulamış olduğum bu tekniğin diğer bir artısı, ameliyat sonrası burun içine tampon koymadığım için, hasta henüz ameliyat masasında iken dahi burnundan nefes alabiliyor. Yıllardır burundan nefes alma sıkıntısı yaşamış bir kişi için bundan daha güzel bir mutluluk olabilir mi? Ardından hep korkulan acaba tampon çıkarılırken acıma olacak mı sorusu zaten onda oluşmadığı içinde ameliyat sonrası hiç bir sıkıntı yaşamıyor.Ortalama 5. günde burnun dışındaki küçük ateli çıkarıp yeni burnunun, ameliyat öncesi yapmış olduğum bilgisayar tasarımındaki burun şekli ile de bire bir aynı olmuş olmasının verdiği sevinç bir hekim olarak inanılmaz haz veriyor.

    Hastanın normal hayata dönüşüde çok daha kısa mı olmuş oluyor?
    Evet, bir gece hastanede yatan hastam ertesi gün evine dönebiliyor ve ortalama 1. haftada herşey bitmiş oluyor.
    Nefesini rahatça burundan alabilen, istediği burun şekline kavuşmuş olan hastama da güzelliklerin keyfini yaşamak kalıyor.


    Boyun Estetik Ameliyatı

    Nisan 29th, 2008

    Zamanla yaşın ilerlemesi ve yerçekiminin etkisiyle yumuşak doku sarkıyor. İleri derecede kilo alıp vermekle birlikte, deri altında yağ birikimiyle gevşeklik oluşuyor. Dokular aşağı doğru sarkıyor. Sadece deri değil oradaki kas yapısı da deforme oluyor. Bu durumu düzeltmek için de boyun germe işlemi yapılıyor. Eğer boyunda fazla yağ birikimi varsa, kas yapısını toparlamak ve deri altından germe işlemi yaparak bu bölgelerin gerilmesi ve derinin fazlasının çıkarılması gerekiyor.

    Boyunda yan tarafa doğru uzanan çizgileri ince yağ enjeksiyonları ve kolajen enjeksiyonlarıyla azaltmak mümkün oluyor. Bu bölgelere yapılacak botoks uygulamaları, oluşan bantların giderilmesinde olumlu sonuçlar verebiliyor. Bu çeşit botoks ve enjeksiyon uygulamalarını daha genç yaştaki kişilerin boyunlarında uygulamayı tercih ediyoruz. İleri yaştakilere germe işlemi yapmayı daha doğru buluyoruz.

    Estetik işlemlerden sonra boyun hareketlerini belli bir süre kısıtlıyoruz. Bazılarında boyunluk bile kullanabiliyoruz. Hasta boynunu hareket ettirebilir ama boynun yan tarafına olan gerginliğini artırmaması açısından aşırıya kaçmasını istemiyoruz.

    Yapılacak işleme göre küçük izler olabilir, bunlar rahatsız edici değildir, boyun germe ve alt yüz germe birlikte yapılıyorsa kulak arkasından, kulak içinden devam eden bir iz oluşabilir. Bu izin çok önemli bir belirginliği yoktur.

    Kadınlardan daha sık talep var. Erkekler yüz estetiğini kadınlara göre daha az istiyor. Yüz ameliyatlarını en çok tercih edenler kadınlardır. Ancak burun ve gözkapağı ameliyatlarında erkekler de kadınlar kadar estetik olmak istiyor.

    Boyun Estetik ameliyatları erkekler açısından bazı dezavantajlar içeriyor. Oluşacak izler kadınlarda daha rahat saklanabiliyor. Erkeklerde sakallar ve makyaj ile izlerin gizlenememesi sorun yaratıyor.


    Leke Tedavisi Önerileri

    Nisan 29th, 2008

    Güneş ışınlarının bu lekelerin oluşumunda etkili olduğunu anlatan güzellik uzmanı Nermin Bulur,
    özellikle güneş gören yüz, dekolte bölgesi, omuz başları, sırt,el üstü gibi bölgelerde kahverengi lekelerin kendini gösterdiğini ifade etti.

    Ciltte lekelerin yanlış bronzlaşma ve güneşlenmelerden sonra artış gösterdiğini vurgulayan güzellik uzmanı Nermin Bulur, yaş ilerlemesiyle birlikte el üstünde de bu lekelerin görülmeye başlandığını kaydetti.

    Yine gebelikte görülen hormonal düzensizliğe bağlı özellikle güneş gören yerlerde ve yüzde lekelere rastlandığını belirten Bulur, tende görülen bazı cilt hastalıkların da leke bırakabildiğini ifade etti.

    Bulur, bu tip lekelerin bayanlarda daha çok görüldüğünü belirterek, şunları söyledi:

    ‘’Güneşten gelen A ve B ışınları melaninleri ortaya çıkararak lekeleri görünür kılıyor. Güneş etkisiyle oluşmuş lekeler aslında, zaten ciltte var olan renklerin ortaya çıkmasıdır. Bu lekeler herhangibir sağlık problemi olarak düşünülmemeli. Ancak
    estetik olarak bakıldığında hoş görünmüyor. Bu nedenle çeşitli tedavi yönetimleri ilebu lekeleri yok etmek mümkün.’’

    Peeling ile Leke Tedavisi:

    Lekelerin peeling adı verilen törpüleme tedavisi ile yok edilebileceğini belirten Bulur, ancak peeling öncesi cildin buna hazırlanması gerektiğini anlattı.

    Tedaviye başlamak için de uygun zamanın seçilmesi gerektiğini belirten Bulur, ‘’Estetik tedaviye, güneş ışınlarının etkili olmadığı bir dönemde, yani içinde bulunduğumuz bu aylarda başlanmalı. Çünkü bu tedavi 4-5 ay sürdüğü için ancak bu aylarda başlandığı takdirde etkiliolur. Güneş ışınlarının yoğun olduğu bir dönem ise tedaviyi zorlaştırır’’ diye konuştu.