Haziran 21st, 2010
İlerleyen yaş, güneş ışınları ve çeşitli sebeplerle oluşan deri lekelenmeleri çoğumuzun korkulu rüyasıdır. Ancak teknoloji bu soruna da çözüm sunuyor. Acıbadem Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Acıbadem Maslak Hastanesi Deri Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emel Erkek deri lekelenmelerine karşı uygulanan en son yöntem olan lazer tedavisi hakkında bilgi verdi.
Lazer normal deriye zarar vermeden tedaviyi sağlıyor
Leke tedavisinde yeni geliştirilmiş bir teknik olan lazerde, özel dalga boyunda ışınlar kullanılarak pigment içeren hücrelerin harap edilmesi, deriye renk veren melanin pigmentinin yıkılması veya derinin en üst tabakasının soyulması ile lekeler yok ediliyor.
Lazer sistemleriyle yapılan uygulamalarda etraftaki normal deriye zarar vermeden lekelerin tedavisi mümkün oluyor. Lazer hem yüzeysel, hem de derin lekelerin tedavisinde başarı ile kullanılıyor. Lazerle leke tedavisi en sık yüze yapılmakla birlikte boyun, el üstleri ve diğer vücut bölgelerine de uygulanabiliyor.
Lekelenme daha çok yüz, boyun ve el üstlerinde oluşuyor
Deri lekelenmeleri ilerleyen yaş ve güneş ışınlarının yanı sıra hormonal, genetik faktörler, ilaç ve kozmetik kullanımının yanı sıra metabolik hastalıklar sebebiyle de oluşabiliyor. Lekelenme doğumsal olabileceği gibi, sonradan da edinilebiliyor.
Derinin en üst tabakası veya deri altı tabaka ile ilişkili olabilen lekelenme, mekanizma olarak melanin pigmentinin artışına veya melanin-dışı pigment birikimine bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Daha çok koyu tenli kişilerde görülen deri lekelenmesi yüz, boyun V’si ve el üstleri gibi kronik olarak güneşe maruz kalan deri bölgelerinde belirgin oluyor.
Leke yüzeysel yada yeni ise tedaviye yanıt şansı yüksek
Çoğu zaman kozmetik problemden ibaret olan deri lekelerinin bazıları kansere dönüşüm olasılığını barındırıyor. Güneş ışınlarının yalnızca lekelenme oluşumunda değil, varolan leke bölgelerinin kararmasında ve leke üzerinde kanser oluşumunda da önemli rolü bulunuyor. Leke tedavisinde en temel prensip güneşten korunmadır. Bu sağlandıktan sonra lekelenmenin tipine göre uygun tedavi seçenekleri gözden geçirilebiliyor. Genel olarak lekelenme ne kadar yüzeyselse ve ne kadar yeni ise, tedaviye yanıtı o derece olumlu oluyor.
No Comments » |
Lazerli Epilasyon |
Sabit
Yazar doktor
Haziran 10th, 2010
Bugüne kadar her yolu denediniz. Ağdayla başladınız, acıttı. Traşı denediniz, tüyler sıklaştı. Tüy dökücü kremler de zor, her yere bulaşıyor! Hadi tüylerim olsun ama açık renk olsun diye son bir gayretle renk açıcı kullandınız ama o pürüzsüz, kaymak gibi bacakların hayaliyle yanıp tutuşuyorsunuz hala.
Ve sorun sadece bacakla sınırlı değil maalesef. Koltuk altı, kasık bölgesi, kollar, hatta yüzün belirli bölgeleri derken günümüz ‘estetik normlarının’ katı ve sabit kuralları çerçevesinde nerde tüy varsa kurtulmak istiyoruz.
O zaman tek bir çare kaldı. Lazer epilasyon. İstenmeyen tüylerden sonsuza kadar kurtulmanın tek yolu bu gelişmiş teknolojiden geçiyor. 20 yıl önce deneysel bir şekilde kullanılan teknoloji 1990’larda piyasaya sürüldü ve günümüzde yaygın bir şekilde kullanılıyor. Kişinin tüy rengine göre (koyu renkli tüyler bu işlem için ideal!) birkaç seans sonunda pürüzsüz bir vücuda sahip olabiliyorsunuz.
Ama bu işlemin vücudun hangi bölgelerine uygulanabileceğini bilmek gerekiyor. Ve tabii bir de işin maliyeti var.
Birkaç faydalı bilgi:
* Lazer epilasyonda genelde bölgeye göre beş ila yedi seans gerekiyor. Ancak tüylerin cinsine ve ten rengine göre 12 seansa kadar çıkma ihtimali var.
* Tedavi en çok açık tenli, koyu renk ve gür tüylere sahip insanlarda başarılı oluyor.
* Yüzdeki tüylerin tedavisi için daha fazla seans gerekebiliyor.
* İlk seanstan sonra ikinci bir seans için tedavi edilen bölgedeki tüylerin dökülmesi bekleniyor.
No Comments » |
Lazerli Epilasyon |
Sabit
Yazar doktor
Mayıs 24th, 2010
Birçok bayanın ortak sorunudur güzel olmak. Evet, güzel görünmek bir sorun olagelmiştir de diyebiliriz… Neredeyse tüm kadınlarda ortak olan güzel olma kaygısı, beraberinde de birçok ticari unsuru da getirmiştir.
Her ne kadar herkesin gerekçesi farklı da olsa güzel görünmek herkesin hakkı. Özellikle bayanların güzelliği için ön plana çıkan bazı eşyalar var. Bunların başında epilasyon cihazları geliyor desek yanlış olmaz herhalde.
Kendi içinde birçok çeşidi olan epilasyon cihazlarının, kullanıcıyı en memnun eden türü olan lazer epilasyon cihazları, istenmeyen tüylere getirilen çözüm açısından son derece önemlidir. Bayanların güzelliğini ön plana çıkarmadaki en önemli engellerden biri olan istenmeyen tüylere getirilecek çözümlerden biri olan bu yoldan sonra, gelelim diğer unsurlara…
Bir diğer önemli etken de “en değerli giysiniz, cildiniz” sloganı ile reklamlara dahi konu olan ‘cilt’dir. Cildi korumanın en birinci yoludur cilt maskeleri. Aklımıza estiği gibi uygulamamak gerektiğinden, cilt bakım uzmanları kontrolünde uygulanacak iyi bir cilt maskesi ile, son derece pürüzsüz bir cilde sahip olmak hiç de zor değil.
Son olarak formda bir vücudu da bu listeye eklemek yanlış olmaz herhalde. Formda olmaktan kasıt, hızlı kilo verme değil tabii ki. Diyetisyen kontrolünde uygulanacak güzel bir diyet ve düzenli olarak yapılacak spor sayesinde, son derece hoş bir vücuda kavuşmak hiç zor değil.
No Comments » |
Saglik |
Sabit
Yazar doktor
Şubat 1st, 2010
Doktor Yakup AVŞAR’ın burun estetiğinde geliştirdiği mikro kesme yöntemi Amerikanın ‘Aesthetic Surgery Journal’ bilimsel dergisinde ocak 2009 da yayınlandı. Bu dergi ‘American Society of Aesthetic Plastic Surgery (ASAPS)’ ın resmi dergisi olup dünyanın en değerli estetik cerrahi dergilerinden biri sayılmaktadır. Doktor Avşar’ın bu makalesi ‘Nasal Hump Reduction with Powered Micro Saw Osteotomy’ adı altında derginin orijinal makaleler bölümünde yer aldı.
Dr. Avşar bu makalede burun kemerini kırmadan mikro kesme – mikro törpüleme sistemi ile şekillendirdiğini bilim dünyasına anlatıyor. Bu ameliyat sistemleri İsviçre’de yine dünyanın en iyi tıbbi mikromotor sistemlerini üreten firmalardan biri olan Bien Air kaynaklıdır ve Dr. Avşar da kendisine ait olan mikro-kesme başlık tasarımlarında firma ile iş birliği içerisinde olup, bu zarif sistemleri burun estetiğinde kullanmaktadır.
Dr. Avşar endonasal burun estetiği ile burun ucunda kesi oluşturmadan, bu sistemi burun kemiğinin şekillendirilmesinde kullanıyor. Bu sistem sayesinde de, kırmaktan kaynaklanan oyulmalar ve çökmelerin riski ortadan kalkıyor ve burun estetiğinde ölçülü tasarımlı ameliyat yapmanın başarısı artıyor. Milimetrik kesimler yapılması mümkün olduğu için de, hem zarif yapılı burunlarda başarı sağlıyor hem de, büyük kemerli burunlarda serial kesiler ile istenilen ölçüde burnun küçültülmesi ve ideal burun şeklinin sağlanması mümkün oluyor.
Burun Estetiği
Tasarım başarısının artması dışında, bu sistemdeki hassasiyet ve kullanılan yıkama-soğutma sayesinde dokularda tahribe yol açan ısı artışı engellenip hızlı bir iyileşme söz konusu oluyor. Eski yöntemlerde kullanılan törpüleme kabalığı ve ona bağlı ameliyat sonrası oluşan şişlik ve morluklar önlenmiş, zarif törpüleme ile de kemik düzensizlikleri yok edilmiş ve operasyon sırasında cerrahın sonucu değerlendirme şansı artmış oluyor.
Dr. Avşar ameliyattan sonra daha az şişlik, yok denilecek kadar az acı ve sızı, tampon konulmamasının rahatlığını endonasal cerrahinin avantajlarından saymaktadır.
Ayrıca bu yöntem sayesinde; başarısızlık oranının düşmesi nedeni ile revizyon cerrahisinin çok az olduğu ve özellikle de; eğriliği olan burunlarda, darbe almış burunlarda, orta yaş üzerinde yapılan burun estetiklerinde, bu sistemin avanytajları Dr. Avşarın makalesinde vurgulanmıştır.
No Comments » |
Estetik |
Sabit
Yazar doktor